‘Esma-ül HÜSNA’ kategorisi için Arşiv

Botoks Nedir ? Tüm Ayrıntıları İle Botoks – Ankara Botoks

Salı, 24 Mayıs 2011

Botoks tüm dünyada milyonlarca insan tarafından gençleşmek, güzelleşmek daha az kırışık ve daha aydınlık bir yüze sahip olmak için kullanılan bir ilaçtır. Bebek iğneleri ile deri altına uygulanır. Uygulama ağrısız denecek kadar rahattır ve uyuşturma gerektirmez. Yaklaşık yarım saat süren bir kızarıklık dışında deride iz bırakmaz. Kişi işine ve sosyal hayatına hemen dönebilir.  Etkisi üç günde başlar ondört günde yavaş yavaş oturur. Etkisi üç ila altı ay devam eder. Bu süre sonunda kırışıklıklar eski halinden kötü olmaz ama gençleşmiş görüntüye alışan kişi eski haline dönünce mutsuz olabilir. Uygulacak doz ve uygulama yerleri kişinin isteklerine ve anatomisine göre belirlenir. Ben  doğal görünümlü, bakıldığında botokslu olduğu belli olmayan uygulamaları tercih ediyorum. Botoksu genç yaşlarda yüz kırışıklıkların oluşmasını engellemede, kırışıklığı olan kişilerde ise daha aydınlık ve güzel bir yüze sahip olmak için kullanıyorum.
Botoksda nelere dikkat ediyorum?
En önemlisi kırışıklıkları değil duygularımızın ifadesinin tedavi edildiğini anlamak. Örneğin “Çocuklarım çok sert baktığımı onlara hep kızdığımı söylüyorlar “ diyen biriyle “Normalde çok güzel hissediyorum ama gülünce ortaya çıkan bu çizgiler beni mahvediyor” diyen birine uygulanacak yöntem birbirinden farklıdır. Çevresinde botoks yaptırdığı eleştirilecek biriyle bir sanatçının botoks uygulamaları neden aynı olsun ki? Uygulama kişinin yaşı, sosyal çevresi, işi, tarzı ve etrafında uyandırmak istediği duygulara göre düzenlenmelidir. Uygulamaya gelmeden önce kişinin aynaya uzun uzun bakıp “Ben neden botoks istiyorum? Yüzümün neresinden şikayetim var?” sorusunu sorması çok iyi olur. Bu konuda karar estetik cerraha da bırakabilir.
Botoksda neyi sevmiyorum?
 Yüz hareketlerini tamamen dondurmanın güzellik değil soğukluk yarattığını hissediyorum. Kaşların aşırı kalkmasını, yüz hareketlerinin donmasını isteyen kişiler, ileri yaşta olmasına rağmen tüm kırışıklıkların yok olmasını isteyenleri tedavi etmiyorum. Her yaşın gerçekten kendine göre bir güzelliği var, amacım da o yaşın güzelliğini ortaya çıkarmak.

Botoks kremleri ne işe yarar?

Botoks kremi diye birşey yoktur. Böyle birşey olsa neden iğne ile uğraşalım. Gerçekten olsa önce botoks firması kendi adıyla böyle bir krem çıkarırdı. Botoksun yüz kırışıklıklarında etkili olması için kaslara ulaşması lazım. Botoks ilacı sürülünce deriyi geçemiyor ve işe yaramıyor.
Botoks uygulamaları bilimsel midir?
Botoks konusunda tüm dünyada birçok meslektaşımızın bilimsel çalışmaları vardır. Hepimiz bu çalışmaları yakından takip ediyoruz. Yüzün kas ve sinir yapısının iyi bilinmesi botoks uygulamaları için önemlidir. Benim de botoks yaparken yararlandığım yüzün sinir ve kas yapılarını incelediğim Amerika Birleşik Devletlerinde yayınladığım anatomi çalışmalarım oldu. Bu anatomi çalışmalarım ve yayınlandıkları dergiler şunlardır.
1. Tayfur V, Edizer M, Magden O. Anatomic bases of superficial temporal artery and temporal branch of facial nerve. J Craniofac Surg. 2010 Nov;21(6):1945-7
2.  Magden O, Edizer M, Atabey A, Tayfur V, Ergur I.Cadaveric study of the arterial anatomy of the upper lip. Plastic and Reconstructive Surgery 2004 Aug;114(2):355-9
      3.  Edizer M, Magden O, Tayfur V, Kiray A, Ergur I, Atabey A. Arterial anatomy of the lower lip: a cadaveric study. Plastic and Reconstructive Surgery 2003 Jun;111(7):2176-81
Bu çalışmalarım gerek yurtiçi gerek yurtdışından birçok meslektaşımın yaptıkları yeni çalışmalarda da referans oluştur. 
Ankara botoks fiyatları ne kadardır?
Botoks uygulamalarının ücretleri sanıldığı kadar yüksek değildir. Birçok kişi botoks uygulaması sonrası daha az makyaj malzemesi ve krem kullandıklarını ve botoksun ekonomik olarak daha uygun olduğunu belirtirler.  Kullanılan ilacın maliyeti esas mesele değildir. Unutmayın ki botoks yutulan bir hap değildir. Herkeze standart doz ve uygulama yapılmamalıdır. Yani esas güzellik işi yapan kişinin marifeti, uygulama sebepleri ve şekli sonucu ortaya çıkar. Bu durumda her estetik plastik cerrahın fiyatlarına farklı şekilde belirlemesi işin doğasında vardır. Botoks ücretleri hakkında estetik plastik cerrahınızdan bilgi alabilirsiniz
Neden bir defa yapılıp ömür boyu etkili bir ilaç kullanılmıyor?
Botoksun tekrarlanmasının sebebi ticari kaygılar değildir. İlaç etkisini sinir uçlarını kapatarak gösterir. Sinirler bu durumda doğal olarak kendilerine yeni uçlar oluşturur ve çalışmaya devam ederler. İşte botoksun etkili olduğu süre de sinirlerin yeni uçlar oluşturuncaya kadar geçen zamandır. Kısaca kırışıklıkların geri gelmesi doğal bir sonuçtur. Ayrıca insanların botoksdan vazgeçmesi halinde eski haline geri dönebilmesinin bir avantaj olduğunu düşünüyorum.
Botoks üç ay mı altı ay mı etkili? Neden bu kadar fark var?
Sinirlerin kendine yeni uçlar yapması bir anda olmaz. Kırışıklıklar üç ay ile altı ay arası yavaş yavaş geri döner. Bu arada kişi üç aydan sonra ne zaman görünüşünden rahatsız olursa botoksunu tekrarlatır. Birçok kişi ekonomik olması açısından uygulamanın etkisinin tam geçtiği altı ayın sonunu beklerken, bazıları çok hafif de olsa ilk geri dönme işaretlerinin başladığı üç ayda tekrar uygulama isterler.

Botoks estetik cerrahlar tarafından yalnız yüz bölgesinde mi kullanılır?

Bence botoksun en yararlı kullanım alanlarından biri fazla terlemenin tedavisidir. Koltukaltından, el ve ayak içlerinden terlemek birçok insan için hoş olmayan durumlar yaratır. Koltukaltı terlemesi giysilerde halka şeklinde izlere yol açar. Kendine önem veren kadın ve erkek birçok kişi çevresine, arkadaşlarına böyle görünmekten hiç hoşlanmaz. Bu durumda botoks tedavisi çok ama çok faydalıdır. Doğru şekilde yapılır ve ilaç yeterli miktarda uygulanırsa bu kötü duruma kişi hiç düşmez. Terleme tedavisinde botoks 18 ila 24 ay tam etkilidir. İşlem ağrısız denecek kadar rahattır ve etki bir gün içinde hemen görünür. Havaların ısınmaya başladığı bu günlerde bu konuyu değerlendirmenizi öneririm. Elleri aşırı terlediği için tokalaşmaktan bile kaçınan insanlara yardım edebilmek de ayrıca çok güzeldir.

Hepinize sağlık, güzellik ve mutluluklar dilerim.

Burun Estetiği’nin Estetik Uzmanları İçin Farkı

Salı, 24 Mayıs 2011

Burun estetiği yani rinoplasti estetik plastik cerrahinin en güzel konusudur. Kullandığım teknik ve ilaçlarla ağrı yok denecek kadar az oluyor. Artık hastaların çoğuna ağrı kesici bile yazmıyorum. Estetik ameliyatlar bölümünde botoks dahil diğer konularda bilgi alabilirsiniz. Burun estetik ameliyatı öncesi bilgisayar ortamında adayla beraber kendi resimleri üzerinde planlama yaparak ortak bir karara varıyoruz. Bu planlama benim için çok önemli. Yalnızca doğal görünen, üst kısmı oyuk olmayan, gereksiz kalkık olmayan burunlar yapmayı seviyorum. Karşılıklı görüşlerimizi paylaştıktan sonra lokal anestezi altında iple küçük müdahalelerden tutun tüm burun yapılarının yeniden şekillendirildiği bir reçete, bir plan ortaya koyuyoruz. Ameliyat planını oluştururken adayın isteklerini ön planda tutmak önemlidir. Örneğin “Evet burun kemerim var ama ben kemerimle mutluyum. Yalnızca burun ucumun kaldırılmasını istiyorum” diyen kişi eğer bilinçli ve karalıysa isteklerinin kendisine yakışacağı düşünülürse bu istekler uygulanabilir. Ameliyat sırasında yüzlerce yöntemi harmanlanarak ve seçerek kişiye yakışan burun şeklini oluşturmayı hedefliyorum. Yapılacak işlere göre lokal ya da genel anestezi seçilebilir. Ben iple burun estetiği, küçük törpüler, burun dolguları gibi basit müdahaleler dışında mutlaka açık burun estetiğini uyguluyorum. Ankara Estetik burun ameliyatını çoğunlukla tamponsuz yapıyorum. İnsanlar tamponsuz daha rahat nefes alıyor ve tampon çekme korkusu yaşamıyorlar. Burun dışı alçısını yalnız kemikler yandan hareketlendirildiğinde kullanıyorum. Rinoplasti ameliyatlarında yalnız törpü yapılan insanlarda kağıt flaster yeterli oluyor. Burnun esas görevi rahat nefes almak. Hastalarımın çoğunda nefes problemi de bulunuyor. Burun estetiği sırasında nefes darlığı problemlerini de çözüyorum. Morarma ise uygulanması gereken teknikle ilgili. Eğer burun yanlarında kemik genişse bu kemikleri hareketlendirmek gerekiyor. Bu işlem yapılırsa evet biraz morluk oluşuyor. Burun estetiği sonrası ameliyat günü taburcu olunabilir.
Hasta eğer o geceyi konforlu hastane odasında geçirmeyi tercih ederse neden olmasın? Yıllar içinde uygulamaya koyduğum bu yöntemlerin ve görüşme sırasında size anlatacağım diğer önlemlerin ortak amacı ameliyat sürecini ağrısız, zahmetsiz ve en kısa sürede atlatmayı sağlamak. Cuma günü ameliyat olan birinin pazartesi işine dönebildiğini görmek istiyorum. Yaptığım küçük müdahalelerde işe dönme süreci bir gün olmalı. Tabii ki hastanın yaptığı iş de geri dönme sürecini belirliyor. Kişi aynı gün duşunu alıp saçını kuaför usulü yıkatabilir. Ameliyatta iki hafta sonra burun tamamen açılıyor ve genel görüntü ortaya çıkıyor. Burun şişliklerinin büyük çoğunluğu bir ayda bittiği için burnun güzelliği artık ortaya çıkıyor. Keskin gözler içinse ne yazık ki altı ay bir yıllık bekleme süresi var. Bu dönemde burnun ayrıntıları oturmuş oluyor.

Almanca özel ders

Cumartesi, 21 Mayıs 2011

Almanca Avrupa Birliği’nin resmi dillerinden biridir. Sadece Almanya’da değil, Avusturya, Lüksemburg, İsviçre’nin büyük bölümü, İtalya’nın güney bölümü, Belçika’nın doğusunda, Fransa ve Polonyanın da bazı bölgelerinde konuşulur.
Yaklaşık kırk ülkede ve 120 milyon tarafından konuşulan Almanca Türkiye’deki önemli yabancı dillerden biridir. Türkiye’de çok sayıda Alman şirketi olması bu şirket çalışanlarının Almanca bilmesini gerekli kılmıştır. Mercedes, Media Markt, Schaub Lorenz, Siemens, Faber Castell gibi şirketlerin Türkiye’de çok sayıda çalışanı vardır.
Almanca eğitim alanında da önemli yer tutar, Türkiye’de çok sayıda ilköğretim okulu, lise ve üniversitelerde de Almanca ilk yabancı dil olarak öğretilmektedir.
Dil yapısı olarak baktığımızda Almanca Hint-Avrupa dil ailesindendir. İspanyolca ve İtalyancada olduğu gibi Almanca’da da eril ve dişil kavramları vardır. Her bir isim cinsine göre başına artikel alır, bu durum bazı öğrencilere başta zor görünse de kelimeler artikelleriyle birlikte öğrenildiği için aslında zor bir konu değildir. Almancayı eğer ikinci dil olarak öğreniyorsanız, aynı dil ailesinden başka yabancı dil biliyor olmanız (İngilizce, İtalyanca gibi)bir avantajdır.
Türkiye ve Almanya ile kişisel bağlar da fazladır.Almanya en fazla Türk’ün yaşadığı yabancı ülkedir.Özel Ders alarak artık Almanya’ya yerleşecek kişiler için aile birleşimi sınavını (Start A1 dil yeterlilik sınavı) geçme şartı aranmaktadır. Bu nedenle de son zamanlarda Almanca özel ders alanların sayısında artış olmuştur.
Almanya Avrupa’daki en önemli ülkelerden biri olduğu için, Almancanın iletişim dili olarak önemi de gün geçtikçe artmaktadır.

Koli Nedir ? Oluklu Mukavva Koli

Salı, 17 Mayıs 2011

İçinde türlü eşyaların koyulabilmesi için bulunan çeşitli büyüklükte paket sistemine koli denir.

Taşınirken icine bircok esyanin ayni anda sigdigi karton kutudur.
Hangimiz hayatımızda bir kez olsun çevre bakkal veya marketlerden boş koli istemeye gitmedik.
işte utana, sıkıla istenen basit bir kartondan mamul, taşıma eşyasından çok fazlasıdır koli.

Genel olarak market ürünleri için hazırlanan kolilerde, busküvi, çikolata, sakız gibi gıdalar sigora ve oyuncak gibi her alanımızda koli kullanılır.

Masaj Nedir ? Masaj Ürünleri

Salı, 17 Mayıs 2011

Masaj; sağlığa ulaşmanın ve sağlıklı kalmanın en kolay yollarından biridir ve hepimiz bunu doğallıkla yaparız. Ağrıyan bir omzu ovmak, endişeden kırışmış bir alın üzerinde elimizi gezdirmek hepimizde doğuştan var olan iyileştirici bir güçtür. Baş ağrısı, ağrı-sızı, uykusuzluk ve stres tek bir basit araçla dindirilebilir : Ellerimiz.

Masajın temeli dokunuştur ve bunun değerini gösteren tıbbi kanıtlar da giderek artmaktadır. Harvard Tıp Fakültesi’nde yapılan bir araştırmada, benzeri ameliyatlara girmeye hazırlanan hastalar iki gruba ayrıldı. Anestezi uzmanı, tüm hastaları ameliyattan önceki gece ziyaret ederek gruplardan birine ertesi gün yapılacaklar hakkında her zamanki bilgileri verdi, ama her hastayla beş dakika daha fazla ilgilendi, yanlarına oturup ellerini tutarak sıcak ve cana yakın davrandı. Ameliyat sonrasında kendilerine dostça yaklaşılmış olan hastalar, diğer grubun aldığı ilaç miktarının yalnızca yarısını aldılar ve hastaneden yaklaşık üç gün daha önce taburcu edildiler. Bu olay sıcaklık, cana yakınlık ve dokunuşla birleşen dostça davranışın genel sağlık üzerinde sahip olabileceği güçlü etkiyi göstermektir.

Dokunuş bizim için öyle doğaldır ki, o olmadığında insanlar canları sıkkın çabuk kızar hale gelebilirler. Gözlemlerin de ortaya koyduğu gibi, ana-baba ve çocukların birbirlerine rahatça dokunabildikleri ailede büyüyen çocuklar, dokunuştan yoksun bırakılanlara oranla daha sağlıklı, ağrı ve enfeksiyona karşı daha dayanıklıdırlar. Daha rahat uyurlar, daha çok arkadaş canlısıdırlar ve genellikle daha mutludurlar.

Ancak, dokunuş ihtiyacımız çocukluğumuzda son bulmaz; hepimiz sevgi, sıcaklık ve güven duygusu verdiği için ona ihtiyaç duyarız. Gerçekten de Evlilik Rehberliği Kurulu evli çiftlere birbirlerine daha fazla dokunmalarını salık vermektedir. Hatta Kurul, boşanma oranlarının giderek artmasında ailedeki fiziksel temas yoksunluğunun rol oynadığını ileri sürmektedir. Birbirine masaj yaparak geçirilen birkaç dakika, belki de, fiziksel ve ruhsal bir çok hastalığı önleyebilmektedir.

Toplumsal Engeller

Dokunuşun yararlarını gösteren tüm bu kanıtlara rağmen birbirimize dokunmaktan kaçınırız. Bunun, bedensel duyularla ilgili haz ile cinselliği birbirine karıştırmaktan kaynaklandığını düşünüyorum. Cinsellik ve dokunuş arasındaki bağlantıdan öylesine korkmuşuz ki, dokunmayı resmileştirmişiz. Yetişkinlerin birbirine dokunabildiği ancak belli birkaç durum vardır. Masaj, bu tabuları ortadan kaldırır ve insanların birbirlerine rahatlıkla dokunabilmelerini sağlar.

Dokunma İsteğimiz

Birbirimize serbestçe dokunamadığımız zamanlarda, çocuklarımız yada hayvanlarımıza yöneltiriz kendimizi. Annelerin bebeklerini kucaklayıp sallamaları çok doğaldır. Arkadaşların ve diğer yetişkinlerin de bebekleri ve küçük çocukları kucaklayıp öpmesi, yalnızca çocuğu rahatlatmakla kalmayıp yetişkini de memnun eden bir şey olarak hoş karşılanır. Kedilerimizi sever kucaklarız, atlarımıza sarılırız, köpeklerimizi okşarız. Dokunmanın daha çok kabul gördüğü kültürlerde insanlar birbirlerini çok daha fazla dokunurlar, ama bizlerden farklı olarak hayvanlarını okşamaya fazla zaman ayırmazlar.

Dokunma isteğimiz, müze sanat galerindeki “Lütfen Dokunmayınız” uyarılarına gerek duyulmasından da bellidir. Dokunmak ve gördüğümüzü doğrulamak içgüdüsüne sahibiz. Dokunma duyumuz belki de en temel algılama biçimimizdir. Rahimdeki bir bebek ilk izlenimlerini dokunarak edinir, belki de dokunmanın güven ve rahatlık sağlamasının nedeni budur.

Masajın Rolü

Birbirimize daha çok dokunmak için yüreklendirilmeye ihtiyaç duyarız ve masaj bunu saldırgan ve cinsek amaçlı olmayan bir şekilde yapmanın kusursuz bir yoludur. En basit bir masaj bile olağanüstü bir rahatlama sağlayabilir. Sadece beş dakika sonra elleri tutulduktan sonra hastalar daha çabuk iyileşiyor ve daha az ilaca ihtiyaç duyuyorlarsa, masajın ne kadar etkili olabileceğini bir düşünün. Masaj yaparak, bir insana önem verdiğinizi gösterir, paylaşma ve sezgisel bir anlayış, güven ve haz duygusu iletirsiniz.

Masajın Yararları

Masaj, masaj yapılan insanın sağlığı üzerinde pek çok yararlı etkide bulunur; kan dolaşımını düzenler, kasları gevşetir, sindirime yardımcı olur ve lenf sistemini harekete geçirerek atık maddelerin boşaltımını hızlandırır. Bunlar, ilgi ve şefkat gösterildiğini hissetmenin getirdiği etkilerle birleştiğinde günümüz ilaçlarınınkiyle kıyaslanamayacak kadar olağanüstü bir iyileşme sağlar çabucak.

Masajın yararları yalnızca masaj yapılan tarafından hissedilmez: Masör de aynı şekilde etkilenir.bunlardan. Bazı ilginç gözlemler de bunu desteklemektedir : Hayvan dostlarımızı okşarken kendimizi de sakinleştirdiğimiz ve kan basıncımızın yavaşladığı keşfedilmiştir. Masaj yapmanın da aynı etkiyi sağladığını savunuyorum. Ellerimizi bir insanın üzerinde gezdirmek hem masaj yapan hem de yapılan için rahatlatıcı etkiye sahiptir.

Aktif Meditasyon

Masaj yapmak, bence aktif meditasyon gibidir. İyi bir masaj için sakin ve kendinizi tamamen yaptığınız işe vermiş olmanız gerekir. Hareketlerin ritmine yoğunlaşarak kısa zamanda tümüyle gevşersiniz ve bu gevşeme masaj yaptığınız insana da yansır. Bu durumunuzu korudukça, yalnızca daha iyi masaj yaptığınızı görmekle kalmaz, masaj bittiğinde de enerjiyle dolduğunuzu, dirençleştiğinizi ve canlandığınızı fark edersiniz. Siniriniz bozuk yada canınız sıkkınken, daha masaj yapmaya başladığınızda bile; sakinleştirici ve telkin edici hareketlerle bozuk bir moralden neredeyse hiçbir eser kalmadığını görürsünüz.

Masajın Tarihçesi

Masajın tarihi muhtemelen insanın ortaya çıkmasıyla başlar. Bu, hepimizin içgüdüyle yaptığı bir şeydir: Maymunların birbirlerinin tüylerini temizlemesi, hayvanların yaralarını yalaması ve insanların ağrıyan bir eklemi ovması birer masajdır. Masaj belki de en eski sağaltım yöntemidir ve tarih boyunca tüm kültürlerce kullanılmıştır. Yunanlı hekim Hipokrat tarafından ‘anatripsis’ olarak adlandırılmış ve diğer yazarlarca tripsis, ovuşturma, elle tedavi ya da ovma olarak anılmıştır. Bizim masaj sözcüğünü kullanmamız nispeten yenidir ve bu sözcük Arapça’da elle sıvazlama anlamında gelen masah’tan türemiştir.

Eski Çin, Hindistan ve Mısır elyazmalarında masajın hastalıkları önlemek, sağaltmak ve yaraları iyileştirmek için kullanıldığı yazmaktadır. Masaj, ilk olarak yaklaşık MÖ 2700’lerden kalma Çince bir kitapta geçer : “Gece uykusundan sonra, kan dinlenmiş ve gevşemişken sabah erkenden avucun içiyle tüm vücudun sıvazlanması insanı soğuk algınlığından korur, organları esnek tutar ve ufak tefek rahatsızlıkları önler.”

Eski Yunanistan ve Roma’dan kalma eserlerde de, masaja sayısız göndermelerde bulunulmuştur. Spordan önce ve sonra, nekahet döneminde egzersiz yerine, banyodan sonra yada ruhsal çöküntü, astım, sindirim problemleri ve hatta kısırlık gibi çeşitli durumlar için tıbbi tedavi olarak önerilmiştir. Romalı imparatorluk hekimi Galen (MS 131 – 210), masaj ve egzersizle ilgili en az on altı kitap yazmıştır ve fikirlerinin çoğu bugün hala pratik değerini korumaktadır. Galen, masajı sert, hafif ve orta olarak sınıflandırmış ve şöyle yazmıştır: “Çok çeşitli el darbeleri ve hareketleri yapılmalıdır; Öyle ki tüm kas lifleri mümkün olduğunca her yönde ovulabilsin.” Gladyatörlere ise oyun öncesi ve sonrasında yapılan masajı şöyle açıklamıştır: “Vücutlarına yağ sürüldü ve kızarana kadar ovuldular. “Jül Sezar da şiddetli sinir ağrılarının hafiflemesi için her gün masaj yaptırırdı. Romalı yazar Plinius yabancı masarüne öylesine çok borçlanmıştı ki sonunda imparatordan, masöre en yüksek şeref payesi olan Roma yurttaşlığını bahsetmesini dilemişti.

Hindistan’da, masaja her zaman için büyük değer verilmiştir; hemen herkes nasıl masaj yapılacağını çok iyi bilir. Anneler çocuklarına masaj yapa, sonrada bu çocuklara ana-babalarına aynısını yapmaları öğretilir. Masaj, tarihi MÖ 1800 ‘e kadar uzanan bir Hint tıp sistemi olan Ayurveda sağaltım yöntemlerinin bir parçasıdır; otlar, baharatlar ve aromalı yağlar ovularak deriye yedirilir. Diğer kültürlerde de sağlıklı kalmak için her zamana masaja başvurulmuştur. Sir George Simpson “Dünya Çevresinde Yolculuk” (1889) adlı seyahatnamesinde, Sandwich adaları halkı hakkında şunları yazmıştır: “Her gün, hatta her saat kendilerine mükellef ziyaretler çeker çok az egzersiz yaparlar ya da hiç yapmazlar ama her yemekten sonra ve istenirse ya da uygunsa daha sık olmak üzere sürekli masaj yaptırarak yorgunluk ya da bitkinliğe mahal vermeden kan dolaşımı ve sindirimi düzenlerler.” Kaptan Cook, 1779 ‘da on iki Tahitili kadının kendisine baştan ayağa masaj yaptığında ağrılı siyatiğinin nasıl geçtiğini anlatmıştır.

18 ve 19. yüzyıllarda bir İsveçlinin, Per Henrik Ling ‘in (1776-1839) etkisiyle Avrupa da masaja rağbet artmış ve İsveç masaj sistemi Avrupa çapında yayılmıştır. Ling, tıbbi jimnastik ve masaja büyük önem vermiş; hareketleri pasif ya da jimnastik hareketler, basınç, ovma, titretme, vurma ve döndürme olarak sınıflandırmıştır. Eseri kraliyet ailesi tarafından ödüllendirilmiş Stockholm ‘de bir enstitü kurularak 1838 ‘de Londra ‘da bir İsveç masajı olarak anılmaktadır.

19. yüzyılın sonlarında, masaj artık yaygın bir tıbbi tedavi yöntemi olarak ünlü cerrahlar ve doktorlar tarafından sık sık kullanılmaya başlamıştır. Bunlar; ya kendileri masaj yapmış yada kendileri için masaj yapmak üzere yardımcılar (genellikle kadınlar) yetiştirmişlerdir. Ama “kötü şöhretli evler” de masajı, kendi faaliyetleri için paravan olarak kullanmaya başlamışlar ve bunun üzerine 1894 yılında Londra’da sekiz profesyonel kadın, Eğitimli Masörler Derneği’ni kurmak üzere bir araya gelmiştir. Bunlar, şimdiki adıyla Onaylı Fizik Tedavi Derneği’nin kurucularıdır.

Masaj Ürünleri

Artık günümüz teknolojisinde masaj aletler ilede yapılmakta; bu aletelerden masaj koltuğu ve ayak masajı aletleri inanılmaz rahatlık vererek tüm ağrılarımızı almaktadır.

Köpek besini nasıl yapılır

Cuma, 13 Mayıs 2011

Köpeğinize uygun cinsine göre dengeli bir köpek maması seçmelisiniz, bu mamalar

sahesinde özel durumlar haricinde ilave vitamin, mineral vb. eklemenize gerek yoktur.
Köpek maması için doğru miktar çok öenemlidir; Köpeğinize doğru miktarda mama verebilmek için mama paketinin üzerinde belirtilen oranlara uymanızı öneririz.

- Köpekler hangi sıklıkla beslenmelidir?

Yavru köpekler dört aylık olana kadar günde 3 kere besin almalıdır. Dört ayını doldurduktan sonra günde 3 öyün olan besin günde iki kereye düşürülmektedir.
Yetişkin köpeklere ise günde 2 kez yanı sabah ve akşam köpek mamaları vermeniz en

doğru beslenme şeklidir. Köpeklerin su ihtiyacı kesinlikle sınırlanamaz bu nedenle köpeğinizin su kabında daima taze ve temiz su bulunmalıdır.

- Köpeğinize verilmemesi gereken yiyecekler

Köpeğinize kesinlikle tavuk kemiği vermeyin; Bunlar boğazına takılabilir yada mide duvarını ve bağırsak bölgesini delebilir. Tavuk köpeğinden köpeğini kaybedenler dahi

hatırlıyorum.
Köpeğinize yemek artıklarını da vermeyin. Bunu yapmak , yemek seçmesine neden olabileceği gibi, yemek artıkları genelde aşırı kalorili olduğu için obeziteye zemin

hazırlayabilir.
Mamanız kalmadı ise köpeğinize kedi maması vermeyin. Bu mamalar köpeklerin ihtiyaçlarına göre hazırlanmadığı için köpek besin ihtiyacını karşılamaz..

Balık yemleri

Cuma, 13 Mayıs 2011

Balık yemleri kuru ve canlı yemler olarak ikiye ayrılır.canlı yemler (ARTEMıA SALıNA -MıKRO KURTLAR-TUBıFEX-SU PıRESı-BEYAZ KURT)kuru yemler
(pul, granül, pond, dip yemi)gibi.Canlı yemler iNFüSERiA diye hitap ettigimiz
terimi canlılar aleminin en küçük hayvancıklarını içerisine alan bir ifade olarak belirleriz.mikroskobik canlılardan oluşmaktadırlar.
Balık yavrularının çoğunluğu ancak canlı yem ile beslemek daha uygun olur.Balıklarımıza yem verirken asla fazla yem vermek iyi degildir.
Yemleme az; fakat sık yapılmalıdır. Bir iki haftada bir, balıkların aç bırakılmasında fayda vardır.Balıklarımızıda beslerken balıgımızı tanımamız lazım.
çünki Suyun üstünde yem yiyenler, Suyun ortasında balık yemi yiyenler, Suyun dibinde yem yiyenler gibi ayrılırlar.ve ona göre yem çeşitlerimiz olması lazım.Eger kendinizi
amatör degil profesyonel olarak yapmak istiyorsanız bunları ögrenmeniz lazım.

Kedi mamaları

Cuma, 13 Mayıs 2011

Kedi mamaları insanlar gibi ihtiyacı olan vitamin ve minarallerden yedikleri besinlerden alırlar.
Kedi maması kedimizin yaşına göre tercih edebilir yada her yaşa uygun özel mamalar vardır bunlarla besliye biliriz. Bu özel mamalar, zengin bir vitamin
deposu oldugu gibi sindirim sistemini kolaylaştırır. Birde konserve şeklinde yaş mamalar vardır. Yaş mamada en dikkat edecegimiz şey son kullanma tarihi ve saklama koşulu olarak buzdolabında tutabiliriz.(kapalı olan mama için)
Açık olan mamaları da oda sıcaklıgında tutmak yeterli olacaktır.

Proje Gayrimenkul Tanıtım Ve Satış Hizmetleri

Perşembe, 12 Mayıs 2011

Konusunda uzman ve tecrübeli kadromuzla en kısa zamanda ve değerinde  Gayrimenkul Pazarlama Danışmanlık ayrıcalığı ile yatırımlarınızı geleceğinize yön veren değerlere dönüştürün.   Paylaşıma, Dürüstlüğe,Güvene ve Saygıya,Gelişimci ve Girişimci ruha,Koşulsuz müşteri memnuniyetine, Profesyonel hizmet anlayışına değer veriyoruz… Yatırımlarınızı geleceğe yön veren değerlere dönüştürme amacıyla yola çıkan  Emlak Pazarlama, herkesin iyi bildiği ve uzmanlaştığı alanda büyümesi gerektiğine inanıyor.

Gayrimenkul alanlarında destek vermek amacıyla yola çıkan Gayrimenkul Pazarlama Danışmanlık, markalı emlak ofisleri adı altında işi yürütmek yerine, firmanın ekibi gibi çalışan organizasyon yapısıyla kişiye özel ayrıcalıklı hizmet verme anlayışını esas alıyor

Gayrimenkul Haberleri, Emlak Haberleri, Konut Projeleri

www.gayrimenkulkulisi.com

Zayıflama

Perşembe, 12 Mayıs 2011

zayıflama için öncelikle vücudumuz da olan metabolizma düzenleyici (hızlandırmak), sindirim sistemi düzenlemek, kan şekerinizi düzenlemeye ve yağ kaybını hızlandırmaya çalışmaktadır.
Aksi takdirmek zayıflamak elde edilemez. Bu şekilde vucudumuzu dengesini bozmadan fazla olan kilolarımızdan kurtara biliriz. Bunlar için çok çeşitli dogal yöntemler,
dogal haplar vardır, spor yaparak, diyet yaparak gibi bir çok farklı şekilde yöntemler vardır. Tabiki vereceginiz kilolarda vucut için bölgesel yada tüm vucut için mi bunu bilmeniz buna göre sistemli gitmeniz gereklidir.

Örnek olarak bölgesel zayıflama da (Hamilelikten sonra karında oluşan fazla kilolar için en ideali spor yapmak) Tüm vucutdaki fazla kilolar için metepolizmayı hızlı çalıştırmak ve kan şekerimizi orantıda tutmak (Dünya Sağlık Örgütü’nün son aldığı karara göre 100) gibi
bunun içinde diyet yapmak, çeşitli dogal haplarla karnımızı tok tutucu ve metopolizmayı hızlandıran haplar vardır. Bu şeklidede tüm vucutda bulunan fazla kilolardan kurtulup zayıflama imkanı vardır. unutmayın en iyi spor yapmaktır..